Dünya hayvanlarımız
Hayvancıların sitesi:

Av köpekleri


         






köpek, önceleri avlarda sahibinin koruyucusu olarak görev yaparken, çağlar ilerledikçe avlanma özellikleri  ortaya  çıkartılarak, avın bir  sistemi  haline gelmiştir. Birçok ülkede değişik ırklar  çeşitli  avlarda kullanılırken , belli özellikleri gösteren ırkların da birbirleriyle karıştırılmaları neticesinde, bugün her memlekette en çok tutulan cinsler  ortaya  çıkmıştır.
Köpekten avda istifade çok eski zamanlardan başlar. İlk devirlerde köpek avda sahibinin koruyucusu olarak yer almış ve uzun yıllar görevi bundan ileri gitmemiştir. Zamanın ilerlemesiyle birlikte, köpeğin birçok özellikleri de birer birer ortaya  çıkmış ve köpeğin avda  yardımı  avı haber verme, ürküterek kovalama, çevirme, taşıma gibi birçok  hizmeti  görerek, kısacası avcıyla, avı birlikte yapma özelliği haline gelmiştir.
Köpeklerin taşıdıkları özellikleri, şartların zorlaması ve insanın terbiyesi ile şekillenmiş ve bugünkü halini almıştır.
Buna rağmen av köpeğini bugün bile tam bir sınıflandırmaya tabi tutmak zordur. Buna sebep, cinslerin değişik ırkların karışımıyla  ortaya  çıkmış olması ve bazı cinslerin ayrı ırkların özelliklerini almış olmalarıdır. Mısırlılar köpekten ev bekçisi ve çoban  köpeği olarak istifade ederken, Yunanlılar buna bir de avda kullanmayı ilave etmişlerdir. İlk olarak Rönesans devrinde Avrupa’da köpeğin gruplandırılması yapılmış ve ırklara ayrılmıştır. Daha sonraları bu ayırım daha esaslı bir hale getirilmiş ve kulaklarının şekline, kafa ve çene yapılarına, iriliklerine ve gördüğü işlere göre sınıflandırılmışlardır.

İngilizlerin eski bir sınıflandırması av köpeklerini aşağıdaki şekilde ayırmıştır.
1- Koku alma hislerini kullanmaksızın avı görüp kovalıyarak yakalayıp öldürenler. (Tazılar)
2- Koku alarak avı bulup etkisiz hale getirenler. Tilki, geyik avında kullanılan kopoylar.
3- Koku alarak avı bulup önünde ferma yaparak sahibine haber verenler. (Pointer ve Setter’ler)
4- Koku alarak avı bulup ferma durmadan parlatan, vurulduktan sonra getirenler. (Spaniel’ler)

Yukarıda da belirtildiği gibi bu gruplandırma eskidir. Ancak İngilizler bugün dahi 3.gruptaki fermalı köpeklere avı vurulduktan sonra getirme “aport” işlemini yaptırmamaktadır. Bu iş için ayrı köpekler “Retreiver” kullanmaktadır.
İlmi açıdan köpekler incelendiğinde ve ırklarına göre bir ayırım yapıldığında, yaptıkları işe göre sınıflandırılmamaları, fiziksel yapılarına göre ayrılmaları gereklidir. Fakat bu ayırımın avcılarımızı fazla ilgilendirmeyeceği düşüncesiyle buna kısa örnekler verdikten sonra, bugün asıl avdaki görevlerine göre yapılan ayırım içersinde av köpeklerini inceleyeceğiz.
Köpeklerde fiziksel yapıya göre ayırımın ne kadar karmaşık olduğu ve belli bir yapıdan dolayı bir sınıfa sokulurken, diğer bir fiziki benzerlikten dolayı da başka bir ırk ile aynı sınıflamaya girebilecekleri görülmektedir. Av köpekleri de diğer köpeklerle aynı karışık duruma girmektedirler.

A- Kafa şekillerine göre ayırım.

a- Düz profilliler. Braklar.
b- Kambur profilliler. Çoban köpekleri.
c- Çukur profilliler. Bulldog.

B- Vücut uçlarına göre ayırım.

a- Sivri olanlar. Collie, Doberman.
b- Kalın olanlar. Bloodhound, Saint Hubert.
Köpeklerde ırkların ayrılmasında boyları da dikkate alınmaktadır. Uzun ölçülü Tazılar ve kısa güdük Bulldoglar gibi. Ayrıca tüy yapıları bakımından da ikiye ayrılırlar.

a- Uzun tüylüler,
b- Kısa tüylüler,

a- Uzun tüylülerde

1) Uzun ve sert tüylüler, Griffon, Drahthaar,

2) Uzun ve dalgalı tüylüler, Spaniel’ler, Setter’ler,

3) Kıvırcık ve yumuşak tüylüler, Poodle (Kaniş), Chesapeekbay Retreiver

4) Uzun ve düz tüylüler, Yorkshire Terrier, Collie.
b- Kısa tüylüler, Puanter, Doberman, Boxer.

Köpeklerde ırkların ve cinslerin belli renkleri vardır. Daha doğrusu, her cinsin kendine özgü sahip olması gerekli renkleri vardır. Bunun dışında rengin olması, o cinste bir karışıklığı gösterebilir. Memleketimizde ise, Avrupa’da olduğu gibi tarih boyunca avlarda köpek kullanılmıştır. Ancak ciddi bir cins ve ırk ayırımına gidilmemiş, saf kan elde etmek için bir çalışma yapılmamıştır. Bilindiği kadarıyla memleketimize has belli bir cins av köpeği yoktur.
Yalnız Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da az da olsa kullanılmakta olan “Saluki” cinsi tazının ana vatanı Arabistan olup, bu sahanın güneydoğu Anadolu’ya kadar uzandığı söylenmektedir.

Memleketimizde av köpekleri
Memleketimizin her bölgesinde avlarda köpek kullanılmaktadır. Yalnız Doğu Anadolu’da gerek kuş avlarında ve gerekse sürek avlarında köpek, diğer bölgelere kıyasla çok daha az kullanılmaktadır. Buna başlıca sebep bu bölgelerdeki “uçara” atan avcıların az oluşu, tavşanın makbul bir av sayılmayışı, domuza yapılan süreklerde de kopoy kullanılmayıp çoban köpeklerinin sürekçilerle birlikte ava katılmalarıdır.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kırk, elli yıl öncesine kadar yapılıp, bugün artık yapılmayan, at ile köpekler eşliğinde kovalayarak yapılan, kurt, tilki ve tavşan avlarında Saluki cinsi tazılar kullanılıyordu. Bu tazılarla hâlâ aynı bölgelerde yaya olarak tavşan avı yapılmaktadır. Ancak Saluki’lerin de gereken dikkat gösterilmediğinden avcılık vasıfları olmayan başka köpeklerle karışmış oldukları muhakkaktır.
Memleketimizde “kaçar” avı da denilen, tavşan, domuz, karaca ve geyik avlarında kopoylar kullanılmaktadır.
Avları yalnız görerek kovalayan ve hızlı koşmaları sayesinde de yakalayan tazılardan farklı olarak kopoylar, avı koku ile bulup kaldırmakta, takip ederken de ses vererek avın gittiği istikameti belirtmektedirler.
Avrupa ve Amerika’da, ileride başlıca cinsleri tanıtacak olduğumuz birçok cinste kopoy vardır. Memleketimizde ise devamlı olarak birbirleriyle karışmakla birlikte görünüş açısından üç ayrı tip mevcuttur. Bunlar; Kızıl kahverengi olan Macar, sırtı siyah yan ve alt tarafları açık kahve olan çakal ve gene bu ikisinin renk karışımlarında kalın sert tüylü ve Sakallı Barak. Bizde yanlış olarak sakallı köpeklere Barak (asıl Fransızca Braque-Brak) denilmektedir. Aslında gerek Fransız ve gerekse Alman Barakları sakallı ve sert tüylü değillerdir.
Bu kopoylar özel bir eğitime tabi tutulmadan, alıştırılacakları ava diğer yetişkin köpeklerle birlikte çıkartılmakta ve kabiliyetlerine göre zamanla av bulmayı ve takip etmeyi öğrenmektedirler. Bu köpeklerin tüyleri orta uzunlukta olup, omuz yükseklikleri de çok değişken olmakla birlikte 40-50 cm. civarındadır.
Bütün Anadolu ve Trakya’da bulunan bu köpekler, belirli bir eğitimden geçmediklerinden, avlarını bireysel karakterlerine göre bazen saatlerce kovmakta ve bilhassa az köpekle yapılan sürek avlarında, ava salındıktan sonra uzun süre avcıların yanına dönmemekte ve avı bozmaktadırlar. Makbul olanı, posta tabir edilen, bir yerin çevrilerek o arazinin sürülmesinden (aranmasından) sonra, av ister olsun ister olmasın kısa bir süre içinde sahibinin yanına dönenidir.
Kuş köpekleri: Memleketimizde yalnız fermalı köpekler makbuldür ve bu cinsler aranır. Avrupa ve Amerika’da kullanılan fermasız, avı parlatan (flushing) cinsler ile getirenler (retreivers) diye bilinen cinslerle avlanmak bizde yerleşmiştir.
Fermalı köpeklerin Türkiye’de en yaygın olarak kullanılanları Seter’ler (Setter) ve Puanter’ler (Pointer) olmakla beraber, son yıllarda Alman Puanterleri (German Short Haired Pointer veya Deutches Kurzhaar) ve gene Alman orijinli sert tüylü, sakallı Dratharlar (Drahthaar) av meralarında görülmeye başlanmıştır.
Bilhassa Seter’ler ve Pointer’lerin saf kanları meraklıları tarafından yurt dışından getirilmemekte, onun için de avcılarımızda bulunanları çoğunlukla karışmış cinslerdir. Son yıllarda dış ülkelerden getirilen av köpeklerinin çoğunluğunu teşkil eden Alman Puanterleri ve bir miktar da Dratharlar, bizde de yavaş yavaş cins köpek yetiştirme bilincine varılmaya başlanması neticesinde, cinslerinin özelliklerini diğerlerine göre biraz daha fazla korumaktadırlar










Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

Beğenmeyi unutmayınız.